
Trump’tan Nükleer Enerji Hamlesi ve DEI Kararı
Trump, nükleer enerji, uranyum madenciliği ve federal araştırmalarda DEI uygulamalarını sona erdiren kararname imzaladı.
Beyaz Saray’dan Bilimde Güven ve Enerji Bağımsızlığı Adımı
Başkan Donald Trump, Cuma günü Amerika’nın nükleer endüstrisini yeniden canlandırmak ve kamu araştırmalarında bilimsel güveni tesis etmek amacıyla kapsamlı kararlar imzaladı. Bu kararlar, yerli uranyum üretimini teşvik ediyor, yeni reaktörlerin geliştirilmesini hızlandırıyor ve federal bilimsel araştırmalarda çeşitlilik odaklı işe alımları sona erdiriyor.
Beyaz Saray’a göre, bu kararlar ABD’nin nükleer enerji kapasitesini 25 yıl içinde 100 gigawatt’tan 400 gigawatt’a çıkarmayı hedefliyor. Trump, ulusal güvenlik ve endüstriyel bağımsızlık vurgusuyla ABD’de yeniden uranyum madenciliği ve zenginleştirilmesi planını açıkladı.
“Amerika yeniden uranyum madenciliğine ve zenginleştirmeye başlayacak,” diyen üst düzey bir yetkili, ithal yakıta bağımlılığın azaltılması gerektiğini belirtti. Plan, Yurt Savunma Üretim Yasası’nın kullanılarak yerli tedarikçilerin sürece dahil edilmesini içeriyor.
Yeni Nükleer Reaktörler İçin Hızlandırılmış Süreç
Bir kararname, Nükleer Düzenleme Komisyonu’nun (NRC) lisans başvurularını 18 ay içinde sonuçlandırmasını zorunlu kılıyor. Hükümet, mevcut sürecin fazla bürokratik olduğunu ve ilerlemeyi engellediğini savunuyor.
Bir diğer kararname, kamu arazilerinde yeni reaktörlerin inşasını destekliyor, ulusal laboratuvarlardaki Ar-Ge çalışmalarını hızlandırıyor ve nükleer enerjiyi savunma ve dijital altyapılar için öncelikli hale getiriyor.
Federal Bilimde “Altın Standart” Geri Geliyor
Trump ayrıca kamuoyunun federal bilime olan güvenini yeniden tesis etmeyi amaçlayan bir kararname daha imzaladı. Kararnamede, bilimin yeniden üretilebilir, hakemli ve siyasi etkiden uzak olması gerektiği vurgulanıyor. COVID-19 sürecindeki tartışmalı uygulamalar ve “uyanık DEI girişimleri” güven kaybının nedenleri arasında gösteriliyor.
Özellikle eski NIAID Direktörü Dr. Anthony Fauci ve okul açılış politikaları eleştirilere konu oldu. Yeni kararname, siyasi anlatımlarla çelişen sonuçların bastırılmaması gerektiğini savunuyor.
“Bilimsel yöntemler şeffaf, yanlışlanabilir ve ideolojiye dayalı olmamalıdır,” denilen kararname, biyomedikal inovasyonun yeniden canlandırılmasını ve bilimsel suistimallerin azaltılmasını hedefliyor.
Trump’ın girişimi, federal bilim ve enerji politikalarında köklü bir değişim anlamına geliyor. Enerji güvenliğini savunma ve dijital altyapı ile ilişkilendiren yönetim, nükleer enerjinin gelecekteki Amerikan liderliğini destekleyeceğini öne sürüyor.
Kararnameler yürürlüğe girerken, bilimsel özgürlük, çevresel güvenlik ve denetim süreçleri üzerindeki etkileri tartışılmaya devam edecek.